‘’ Bir düşünceden korkuyor olmanın bir nesneden (örneğin bir hayvandan) korkuyor olmaktan önemli bir farkı, düşüncelerden kaçınmanın daha zor olmasıdır’’

Mehmet Z. Sungur

OKB NEDİR?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşmaktadır. Kişi düşüncelerini kontrol etmekte zorlanır. İstemeden gelen ve tekrar eden düşüncelere tepki olarak bazı davranış örüntüleri benimser. Zaman içerisinde bu davranışlar yapılması zorunlu, kişinin kendisini engelleyemediği bir hal alır. Günümüzde OKB’nin çocuklukta ve erişkinlikte benzer belirtilerle ortaya çıktıları ve olguların yarısına yakının çocuk-ergen döneminde başladığı anlaşılmıştır. OKB tanısına sahip kişililer genellikle takıntılarının farkındadır. Farkındalık, içgörü veya üst biliş olarak bilinen düşüncenin kendisinden çok süreci hakkında düşünme ile oluşmaktadır. İçgörü, kişinin kendi deneyimlerinin nedenlerinin ve anlamının farkında olabilme yetisidir ve tanımdan da anlaşılacağı üzere, kendisindeki bir ruhsal rahatsızlığın farkında olmayı da içerir. Son tanımlamalarda OKB’ye eklenen içgörü belirteci içgörüsü iyi, içgörüsü kötü ve içgörüsü yok/sanrısal inanışlar şeklinde genişletilmiştir.Kişi yaşadıklarının kaynağının bir rahatsızlık olduğunu ayırt edebiliyorsa içgörüsü iyi, düşüncelerinin rahatsızlıktan ziyade gerçeklere dayandığını düşünüyorsa içgörüsü kötü, düşüncelerinin kesin doğrular olduğuna inanıyorsa içgörüsüz/ sanrısal denir. Kişinin içgörüsü tanı koyma sürecinde büyük önem taşır. Bazı durumlarda kişi kendi kompulsif davranışlarını düzenli ya da titiz olmakla açıklayabilir. Burada en önemli ölçütler düşünce ya da davranış örüntülerinin günlük yaşamı ne kadar etkilediği, kişinin diğer insanlarla olan ilişkisini ne kadar etkilediğidir.

 OBSESYON NEDİR?

Türkçeye bazen takıntı bazen saplantı olarak çevrilen obsesyon, kişinin elinde olmadan aklına gelen, onda anksiyete oluşturan, ısrarlı, inatçı, tekrarlayıcı, rahatsız edici düşüncelere, imajlara ve dürtülere işaret eder. Halk arasında vesvese tabirine karşılık gelir. Vesvese sözlük anlamı olarak; işkil, şüphe, kuruntu, tereddüt, aslı olmayan ihtimaller, kulağına fısıldamak, nefsin ve şeytanın akla getirdiği iç karışıklığıdır. Bu tanımlamaların ortak noktası insanın nedenini bilmediği bir şekilde içine düşen şüphedir. Obsesyonlar kişinin aklına istemeden gelirler, istenmediği halde kişiyi zorlayıp düşünmek zorunda bırakırlar. Tekrar eden düşünceler zihni meşgul ederek bireyi rahatsız eder. Obsesyonlar sadece düşüncelerden oluşmaz, aynı zamanda dürtü ve düşlem şeklinde de ortaya çıkan korkulardır.

Obsesif düşünceleri diğer düşüncelerden ayıran özellikler nelerdir?

 1. İstemeden gelen düşüncelerdir ve size rahatsız edici duygular yüklerler. Bunlar, şüphe, suçluluk, huzursuzluk, üzüntü, çaresizlik, en çok da kaygıdır.

 2. Engelleyemezsiniz. Engellemeye çalışırsanız daha çok gelirler.

 3. Düşünceler sık aralıklarla gelir.

4. Yaşamınızı (ilişkilerinizi, aile yaşamanızı, işinizi vs…) günlük işlevlerinizi olumsuz bir şekilde etkilerler.

Obsesyonlar bilişsel teori bağlamında iki farklı gruba ayrılabilmektedir;

A) Otojen obsesyonlar: Utanca neden hakkında pek konuşulmak istemeyen saldırganlık, cinsel ve benzeri kişinin başkalarına zarar verebildiği tekrarlayıcı özellikte olan obsesyonlardır.

B) Reaktif obsesyonlar: Dış uyaranın tetiklediği kişinin genellikle saklamadığı takıntılarıdır. Bunlardan bazıları; temizlik, şüphecilik, simetri ve istifçilik olmaktadır.

En bilinen obsesyonlar arasında;

  • Saldırganlık içeren obsesif düşünceler (Başkalarına zarar vermekten korkmak, şiddet/korkunç imajlar görmek, birini istemeden (gayri ihtiyarı olarak) balkondan atmaktan ya da bir arabanın, metronun önüne itmekten korkma vb.
  • İstemsizce bir şey çalmaktan korkma
  • Mikrop kapma, hastalanmaya ilişkin korkular
  • Dışkı, idrar, tükürük, kir, toprak, mikrop, radyasyon, kanserojen maddeler ile aşırı ilgilenme
  • Kişinin kendine, yaşına toplumsal konumuna yakıştıramadığı, cinselliğe ilişkin kabul edemediği, sapıkça ya da yasaklanmış düşüncelere, imajlara, dürtülere sahip olma
  • Elinde olmadan günah işlemekten korkma
  • Nedensiz ve amaçsız hiçbir zevk ya da özel ilgi konusu olmayan şeyleri biriktirme
  • Simetri ve düzen sağlama ile aşırı ilgilenme

Bu obsesyonlar büyülü düşünce (örneğin şeyler olmaları gereken yerde değilse uğursuz bir şeyler olacağı düşüncesi gibi) içerebileceği gibi içermeyedebilir.

Obsesyonlar aklınıza düşünce olarak gelebileceği gibi, bir görüntü ya da istek şeklinde de gelebilir. Düşünce şeklinde olan obsesyonlar: bu tarz takıntılar, zihninize düşünce şeklinde, yani içinizden geçen bir ses gibi gelirler. Hatta bazı kişiler bunu, “sanki içimde birisi konuşuyormuş gibi, ikinci bir ses gibi” ifadeleriyle anlatırlar. Örneğin günlük yaşamda en sık görülen kuşku obsesyonu;

  • Bir tartışma anında karşı taraftan herhangi bir tepki gelmemesine rağmen kişiyi zorlayan “Belki de anlaşılmadı” kurgusu onun saplantısı, bunun üzerine defalarca aynı konu üzerinde karşıya ispatlarda bulunması ise kişinin zorlantısı
  • Kahkahalar içinde gülerken “Başıma bir şey mi gelecek yoksa?!” kurgusunu kurmak kişinin saplantısı, bu kurgu doğrultusunda kahkahayı kesmek ise kişinin zorlantısı şekillerinde görülebilir.

 KOMPULSİF DAVRANIŞ NE DEMEK?

Kompulsif davranış tatmin ya da ödül beklenmeden sürekli ve sıklıkla yapılan davranışlar için kullanılır. En çok görülen kompulsiyonlar arasında alışveriş, yemek yeme, kumar oynama, trikotillomani, deri yolma, kontrol etme, cinsel davranışlar, konuşma yer alır. Sürekli tekrar eden bu davranışlar bağımlılık ya da OKB belirtisi olabilir. Kişi dürtülerle, imajlarla, düşüncelerle baş etmek için bir takım ritüeller gerçekleştirir. Rahatsızlıkla baş etmek için gösterilen davranışlar zaman içerisinde obsesyonların tetikleyicisi haline gelir. Bu da obsesif düşüncenin akla geliş sıklığını artırır. Türkçeye zorlantı olarak çevrilen bu davranışlar kişinin obsesyonlarını etkisizleştirme, yansızlaştırma yani nötralize etmeye çalışması sonucudur.

Join the Discussion

Your email address will not be published.